Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


| Ana sayfa | Tarihimiz | Coğrafi Konum | Belediyemiz | Köylerimiz | Albüm | Belediye Başkanlarımız | Geleneksel Şölenimiz | | Lakaplar | Yöresel Mutfak |
| Ziyaretci Defteri | Çankırı ve Yaren Kültürü | Manilerimiz | Şiirler | Kalemden | Köşe Yazıları | Ayın fotoğrafı | Eski Manşetler | Çankırı ' lı Siteler Zinciri |
| Mucizeler | Hakkımda | Forum | Sohbet |

MANİLER
Karanfilim sarkarım
Açılmağa korkarım
Yar geliyor deseler
Ölü olsam kalkarım
 
Ateşim var külüm yok
Bülbül oldum dilim yok
Yar senden ayrılalı
Ağlamadık günüm yok
 
Elmayı yüke koydum
Ağzını dike koydum
Şu ellerin içinde
Boynumu büke koydum
 
Dut yedim duttu beni
Duttu kuruttu beni
Ben gurbete gidince
Yarim unuttu beni
 
Kebabı ince doğra
Geçerken bize uğra
Başka bir yar seversen
Bilinmez derde uğra
 
Mendilim bile bile
Ben düştüm gurbet ile
Yedi mendil çürüttüm
Göz yaşı sile sile
 
Mendilimin uçları
Çıkamam yokuşları
Yarime selam edin
Yedi dağın kuşları
 
Zeytin yağın şişesi
Ak gülün menekşesi
Oturmuş mani söyler
Ciğerimin köşesi
 
Can için canan hani
Bu aşka derman hani
Gönül sarayı bom boş
Beyi ben sultan hani
 
Ata bindim kuruldum
Kız ben sana vuruldum
Keşke vurulmasaydım
Çankırıya duyuldum
Şu dağlar soldu yine
Yareler doldu yine
Kaş bozuk çehre eğri
Sana ne oldu yine
 
Şu dağlar ala dağlar
Al giymiş kara bağlar
Sevdiğinden ayrılan
Kah düşünür kah ağlar
 
Deniz üstü piyade
Muhabbetler ziyade
Ölüm var ayrılık yok
Böyle and var bende
 
Yaylı yaylı havada
Bir kuş vurdum yuvada
İkimize bir ölüm
Kalmayalım burada
 
Yemenimin yeşili
Bulamadım eşimi
Yemenim sende kalsın
Sil gözünün yaşını
 
Yumurtanın sarısı
Yere düştü yarısı
Nezaketten ne anlar
Şu yezidin karısı
 
Zeytin yağın şişesi
Aşk ateşine düşesi
Gündüz gelme gece gel
Ciğerimin köşesi
 
Su gelir millendirir
Çayırı çimlendirir
Benim sevgili yarim
Dilsizi dillendirir
 
Su gelir lüle lüle
Yar gelir güle güle
Elimde yeşil mendil
Terini sile sile
 
Odam sarı boyalı
İçi bülbül yuvalı
Böyle sevda görmedim
Ben anamdan doğalı
Şu dağlar olmasaydı
Çiçeği solmasaydı
Ölüm Allahın emri
Ayrılık olmasaydı
 
Gidiyorum kalasın
Sararıpta solasın
Benim gibi yari sen
Arayıpta bulasın
 
Elimde sarı kağıt
Ağlarım saat saat
İşte ben gidiyorum
Oturun rahat rahat
 
Evinden gelen olsa
Halimden bilen olsa
Yare mektup yollardım
Çankırıya giden olsa
 
Bahçelerde hurmayım
Yeşil başlı turnayım
Başka bir yar seversem
Gençliğime doymayım
 
Su akar merdin merdin
Kim bilir kimin derdin
Ağaçlar kalem olsa
Yazılmaz benim derdim
 
Bülbülü gül ağlatır
Aşığı yar ağlatır
Ben feleğe ne dedim
Her gün beni ağlatır
 
Bahçeniz de gül varmı
Gül dibinde yer varmı
Bu akşam geleceğim
Yatağında yer varmı
 
Karanfilim buğdayım
Sen çiğne ben yutayım
O senin ettiğini
Ben nasıl unutayım
 
Karanfilim katar oldu
Hasretlik yeter oldu
Bu ayrılık sevdiğim
Ölümden beter oldu
Camilerden huu gelir
Çeşmelerden su gelir
Çekerim ayrılığı
Elimizden ne gelir
 
Şu dereler akıyor
Aşkın beni yakıyor
Gel beraber gezelim
Görenler hep bakıyor
 
Karanfilim saksıda
Bir yar sevdim gök suda
Mevlam bizi kavuştur
Akşam ile yatsıda
 
Bahçelerden geçiyor
Bir kuş gibi uçuyor
Beni kendine yaktı
Şimdi benden kaçıyor
 
Entarin mavi boya
Kenarı ipek oya
Sen beni verem ettin
Sevemedim doya doya
 
Çayır ince az kaldı
Kenarında iz kaldı
Merak etme sevdiğim
Kavuşmaya az kaldı
 
Mektubum yazılıyor
Yüreğim sızılıyor
Sarı saçlı sevdiğim
Candan beni arzuluyor
 
Mektup yazdım acele
Al eline hecele
Mektup benim vekilim
Al koynunda gecele
 
Bir yar sevdim taburda
Çok iş vardır sabırda
Ölürsek bir ölelim
Çift koysunlar tabuta
 
Pencereden kuş uçtu
Yandı yürek tutuştu,
Acıyınız a dostlar
Ayrılık bize düştü
Ruhum ihtiyar değil
Hiç kimseye yar değil
Çok sevdiğim var ama
Hiç birisi uyar değil
 
Al bağlamış başına
Rastık çekmiş kaşına
Yeniden bir yar sevdim
Girmiş on beş yaşına
 
Kamışa bak kamışa
Su ne yapsın yanmışa,
Mevlam sabırlar versin
Yarinden ayrılmışa
 
İndim dere başına
Yazı yazdım taşına
Gelen giden okusun
Neler geldi başıma
 
Karanfilsin tarçınsın
Neden böyle hırçınsın
Ne küçüksün ne büyük
Tam benim harcımsın
 
Yeşil mumu yandırdım
Pençereye kondurdum
El oğlunun yoluna
Gül benzimi soldurdum
 
Karanfili oydurdum
İçine gül doldurdum
Hayırsız yar yoluna
Gül benzimi soldurdum
 
Karanfil koydum tasa
Akşamdan girdim yasa
Yedi yıl hizmet ettim
Ela gözlü bir kıza
 
Karanfilim budama
Sefa geldin odama
Eğer candan seversen
Dünür gönder babama
 
Karanfil evlek evlek
Dadandı kara leylek
Yazı beraber geçirdik
Kışın ayırdı felek
Karanfil oyulurmu
Güzele doyulurmu
Yari güzel olanın
Kolları yorulurmu
 
Ay doğar idiğinden
Gün doğar gediğinden
Bekar oğlan bekar kız
Dönermi dediğinden
 
Karanfil özü ile
Kim görmüş gözü ile
Adam yardanmı geçer
Ellerin sözü ile
 
Saçaklıkta kilim var
Karşı yanda gülüm var
Güzelliğim yok ise
Yetmiş iki dilim var
 
Yüzüğüm mal taşı
Yandı ciğerim başı
Senden ayrı düşeli
Akıyor gözüm yaşı
 
İndim nane biçmeğe
Soğuk sular içmeğe
Yarim beni istemiş
Kanadım yok uçmaya
 
İncili fesli yarim
Bülbül nefesli yarim
Nerelerden geliyor
Sultan misli yarim
 
Al mendilim sendedir
Bir ucu bedendedir
Dokuz defa yar sevdim
Benim gönlüm sendedir
 
Duvarlardan aşalım
Çimenliğe düşelim
El kaldır hacet dile
Çabukca kavuşalım
 
Yedi lüleli pınar
Hep kuşlar ona konar
Yare varamadım
Yüreğim ona yanar
Gökte uçan kırlangıç
Kanadı ayruç ayruç
Beni yardan ayıran
Kan kussun avuç avuç
 
Zeytin yaprağı göktür
Arada düşman çoktur
Düşmanlar ölmeyince
Bize kavuşmak yoktur
 
Kahve pişmiş soğusun
Koy fincana durulsun
Beni yardan ayıran
Sol böğründen vurulsun
 
Giden gemi dururmu
Mektup yazsam okurmu
İkimiz bir yastıkta
Yatmak nasip olurmu
 
Ayva sarı gül sarı
Güle dadanmış arı
Oğlan kızı sevince
Halt etmiş koca karı
 
Beyaz giyme söz olur
Siyah giyme toz olur
Hep yeşiller giyelim
Muradımız tez olur
 
İndim dere başına
Sabun koydum taşına
Sevda nedir bilmezdim
O da geldi başıma
 
Karanfil olacaksın
Sararıp solacaksın
Ben annene danıştım
Sen benim olacaksın
 
Bu gün ayın onudur
Yüküm buğday unudur
Evliye gönül verme
Eve gider unutur
 
Akşam oldu gelen yok
Yemek pişti yiyen yok
Gizli sevda çekiyorum
Hiç halimden bilen yok
Yol bilen gelir yakın
Yar sevdim cana yakın
Kız Allahı seversen
Eviniz kime yakın
 
Karşıdaki boz yılan
Gözüm doldu tozunan
Benim gibi varmıdır
Bir gül iken bozulan
 
Saat onu vurdumu
Çilelerim doldumu
Seni gidi vefasız
Şimdi gönlün oldumu
 
Karşıdan gördüm seni
Güle benzettim seni
Kıyamadım kokmağa
Ellere verdim seni
 
Kara karga olsaydım
Selvilere konsaydım
Gelen geçen yolcudan
Ben yarimi sorsaydım
 
Çimene uzanmışsın
Nar gibi kızarmışsın
Dedim tebrik ederim
Yeni yari kazanmışsın
 
Bir kuzu meler gelir
Dağları deler gelir
Kimsesiz olanların
Başına neler gelir
 
Şu giden kayıkmıdır
Gönlüme layıkmıdır
Yarim orada ben burada
Ağlasam ayıpmıdır
 
Yumurtanın sarısı
Yere düştü yarısı
Düşmanlarım çatlasın
Oldum vezir karısı
 
Aya baktım ay beyaz
Kıza baktım kız beyaz
Keseye baktım para az
Bu kız bize yaramaz
Armut daldan düşermi
Karıncalar üşermi
Sevip sevip ayrılmak
Şanımıza düşermi
 
Duvara çaktım eyser
Cemalin bana göster
Dolaştım şamı şarkı
Yoktur yarime benzer
 
Şu dağlar hali kaldı
Kuş uçtu yavru kaldı
Anahtar yar koynunda
Gönlüm kilitli kaldı
 
Gökte yıdız yüz altmış
Zalim kaşların çatmış
Tanrı bizi topraktan
Seni nurdan yaratmış
 
Kaşların kara imiş
Gözlerin ela imiş
Sevdanı bana verdin
Çekmesi bela imiş
 
Şu dağlar yola gelmiş
Çiçeği sola gelmiş
Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık ola gelmiş
 
Benim yarim okumuş
Meğer bahti yok imiş
Ben yari benim sandım
Müşterisi çok imiş
 
Karanfil koptu sapsız
Goncası var hesapsız
Mektubum yüze vardı
Hepsi kaldı cevapsız
 
Aşk olur aşık olur
Çoğu sırnaşık olur
Aşıkların kolları
Herdem dolaşık olur
 
Yaşım altmış gözüm yaş
Yüreğime bastım taş
Yarimi aldı gitti
Bir vefasız arkadaş
Kaşların mildir güzel
Gel beni güldür güzel
Hanemiz ayrı ise
Kalbimiz birdir güzel
 
Siyah saçın örgüsü
Derunumda sevgisi
Arayıpta bulamadım
Buda hüda vergisi
 
Deniz dibinde midye
Şeker koydum ye diye
Kalk efendim gidelim
Saat geldi yediye
 
Bahçelerde mor mürdüm
Yari rüyada gördüm
O bana işmar eder
Bende bakarak güldüm
 
Eli elim de değil
Şalı belimde değil
Durmayıp gideceğim
Fırsat elimde deyil
 
Aşkından ben eririm
İste canımı veririm
Gençliğine güvenme
Sonra seni görürüm
 
Çamlar altında durdum
Ben o yare vuruldum
Gençliğime yanarım
Aşkından verem oldum
 
Çankırı’nın çarşısına
Gün doğmuş karşısına
İnsan gönül verirmi
Kapı bir komşusuna
 
Kahveler piştimi ola
Oyarim içtimi ola
Gül yüzlü kömür gözlüm
Yollara düştümü ola
 
Kahveyi ağır pişir
Kirazı daldan düşür
Her kirazı yedikçe
Beni aklına düşür
Şu dağın önü güzel
Çiçeğin moru güzel
Sabreyleki gönül
Her şeyin sonu güzel
 
Çaya indim taşa bak
Kipriğin uzun kaşa bak
Bir hayırsız yar imişsin
Gözümden akan yaşa bak
 
Ocak başı yaş değil
Gümüş ibrik boş değil
Sen orada ben burda
Benim gönlüm hoş değil
 
Atımı atlatırım
Yemini katlatırım
İş tersine giderse
Çok düşman çatlatırım
 
Karşıdan gelen atlı
Altında kilim katlı
Anam babam hoş olsun
Hepsinden de yar tatlı
 
Kebap oldum yiyen yok
Nedir halin diyen yok
Aşk ateşten gömlek imiş
Benden başka giyen yok
 
Keklik taşta ne gezer
Kalem kaşta ne gezer
Bugün ben yari gördüm
Akıl başta ne gezer
 
Leblebi koydum tasa
Doldurdum basa basa
Yarim pek güzel ama
Azıcık aklı kısa
 
Mektup yazdım yaz idi
Kalemim beyaz idi
Yazacağım çok ama
Kağıdım pek az idi
 
Parmağında mühürü
Yeter ettin kahırı
Kahır kahır üstüne
Ver içeyim zehiri
Yattı uykuya daldı
Göğsü açıla kaldı
Bir buğsesini çaldım
Uyandı geri aldı
 
Ey benim gonca gülüm
Saçların büklüm büklüm
Baktım bir göz ucu ile
Takılıp kaldı gönlüm
 
Sevdi aldattı beni
Güldü ağlattı beni
Gittim kölesi oldum
Bir kula sattı beni
 
Ay doğar bedir Allah
Bu sevda nedir Allah
Ya yarimden bir haber
Ya sen ver sabır Allah
 
Güvercinim süt beyaz
Ayrı düştük biz bu yaz
Mektup eline varınca
Cevabını çabuk yaz
 
Ocak başında minder
Altını üstüne dönder
İki gözüm sevdiğim
Mektubunu tez gönder
 
Şeker ezecekmisin
Daldan düşecekmisin
Doğru söyle sevdiğim
Benden geçecekmisin
 
Altın tepsi kenarı
İçine koydum narı
Gurbet ele gönderdim
Kıvırcık saçlı yari
 
Artık vakit yanaştı
Saç topuğa dolaştı
Rüyamda seni gördüm
Yine zihnim dolaştı
 
Bulutlardan beyazsın
Kuşlardan yaramazsın
Bir halde karar etmez
Bir dalda duramazsın
Aşkım bir ince yolmuş
Üstü dikenle dolmuş
Geç kalmışım bu yolda
Geçip gidenler olmuş
 
Bu gün üç gündür güzel
Halim müşküldür güzel
Tepemden ateş çıkar
Senin aşkındır güzel
 
Kal anın ardı çınar
Hep kuşlar ona konar
Geç buldum tez kaybettim
Yüreğim ona yanar
 
Maniciyim ezelden
Mani bilmem tez elden
Kör olası gönlüm
Ayrılmıyor güzelden
 
Karşıda yeşil kapı
İçinde yeni yapı
Beni yardan ayıran
Dilensin kapı kapı
 
İzmirden gemi gelir
Gözümün nemi gelir
Ağla hey gözüm ağla
Ayrılık demi gelir
 
Beni soktu yılanlar
Merhem edin bilenler
Acep şehit olurmu
Yar yoluna ölenler
 
Açık giyme üşürsün
Güzellikte meşhursun
Yalınız bir kusurun var
Herkezle görüşürsün
 
Çayırda kıldım namaz
O da hakka dayanmaz
Cahilin ettiğini
Allah bile aramaz
 
Deniz mil ile olur
Sevgi dil ile olur
İki yar sevilirmi
Gönül bir ile olur
Tabağa koydum reçel
Bu günler gelir geçer
Ağzım dilim söylemez
Kalbimden neler geçer
 
İşte geldim ben sana
Merhamet eyle bana
Yarim ben ölüyorum
Derdine yana yana
 
Çekmecemin kilidi
Üstünü güller bürüdü
Sen orada ben burada
Geçen ömrüm çürüdü
 
Entarisi filizi
Kim bilir kalbimizi
Hafif bir rüzgar esti
Ayırdı ikimizi
 
Entarsi penbeden
Yakışıyor giymeden
Yaktın beni bitirdin
Muradıma ermeden
 
Derelerde çakıl taş
Ördeklerde yeşil baş
Öyle bir yar sevdimki
Orta boylu çatık kaş
 
Bağa girdim üzüme
Dalı girdi gözüme
Bir sözüne gücendim
Ölsem bakmam yüzüne
 
Portakalı soyamadım
Konsula kayamadım
Ne sıcak kanın varmış
Ben sana doyamadım
 
Mavi yelek mor düğme
Yine geldin gönlüme
Her gönlüme geldikçe
Kan damlar yüreğime
 
Yeşil iplik bükeyim
Derdim kime dökeyim
Yarden gelen mektubu
Kefenime dikeyim
Zeytin yaprağın dökmez
Muhabbet serden gitmmez
Bu gözler seni sevdi
Başkasına kar etmez
 
Bahçelerde sedef yar
Ölüyorum medet yar
Ben burada ölürsem
Ecelime sebep yar
 
Mektup üstünde pulllar
Sevgilim mektup yollar
Dua edin komşular
Kavuşsun hasret kollar
 
Bülbülün yuvasından
Su içtim kovasından
Ben yarime kavuştum
Erenler duasından
 
Saçım uzun kalkmıyor
Yar yüzüme bakmıyor
Yar üstüme yar sevmiş
Hiç Allahtan korkmuyor
 
Raftan aldım makası
Açtım gömlek yakası
Bizim evden görünür
Sevdiğimin odası
 
Karşıdan gel göreyim
Saçın uzun öreyim
Senin gibi zalime
Nasıl gönül vereyim
 
Şu armudun dalı var
Odasında halı var
Çankırıda çok gezdim
Benden de sevdalı var
 
Gidiyorum işte gör
Hayalimi düşte gör
Sen kadrimi bilmedin
Bir kötüye düş de gör
 
Keten gömleğim kat kat
Birini giy birini sat
Başka bir yar seversen
Kalkmaz döşeklere yat
Gidiyorum ilinizden
Kurtulam dilinizden
Yeşil başlı ördek olsam
Su içmem gölünüzden
 
Duvardan iner akrep
Ağzında yeşil yaprak
Muradıma ermeden
Almasın kara toprak
 
Çıktım dağlar başına
Bağırdım hak aşkına
Beni yare kavuştur
Hasan Hüseyin aşkına
 
Şimşir yaprağın düşür
Altında kahve pişir
Yarin elden gidiyor
Aklın başına devşir
 
Sarı kurdelem ensiz
Sarardım soldum sensiz
Seni dinsiz imansız
Nasıl yatarsın bensiz
 
Çubuk ok yel benim
Kahyam mıdır el benim
Eller ne derse desin
Sen benimsin ben senin
 
Kal adan indim iniş
Çevresi türlü yemiş
Yare mektup yolladım
Kendisi gelsin demiş